PAZARTESİ SENDROM MU ?

Merhabalar; Uzun süredir ''  Pazartesi Sendrom mu ? '' yazısını yazmayı düşünüyordum. Ara sıra sosyal medya aracılığı ile bugünün sendrom olmadığına dair yazılarım olmuştu, sanırım hep bu yazıların sonuna virgül bıraktığımızdan yine gündemimizden düşmedi. İnşallah bu yazımızla Pazartesi Sendrom mu , değil mi ? karmaşasına noktayı bırakacağız.


Pekala Sendrom nedir ? Sendrom bir tıp terimidir. Türk Dil Kaynaklarına baktığımızda sendromu direkt olarak türkçeleştirmişiz. Tanım olarak ise Sendrom ; '' Özel bir bozukluğu belirleyen, bir arada görülen ve tanıyı kolaylaştıran bulgu ve belirtilerin tümüne denir. ''


Evet gelelim konumuzun başlığının en önemli parçası olan Pazartesi gününe... Neden Pazartesi sendromu denilmektedir. Hafta sonu tatili sonrası iş başı olduğu için mi ? Yaşam döngüsü için çalışmak şart değil mi ? Bu yazıyı yazmadan bir kaç inceleme yaptım; Pazartesi sendromunu beş adımda atlatabilirsiniz , Pazartesi sendromu kalbi tetikliyor mu ? gibi Pazartesiyi bize öcü yapan yazıları okudum, açıkçası da üzüldüm. Hatta Pazartesi günü sendroma inanmış bir esnafın işletmesini açmadığını üzülerek öğrendim. İlgili haberin linki şuracıkta : '' http://www.memurhaber.com/pazartesi-sendromu-yasamamak-icin-dukkani-acmiyor-1716076h.htm ''

Halbuki Pazartesi günü ile ilgili nice müjdeler vardır. Niyetler halis olduğunda nice karlı dağlar aşılmaz mı ? Yedi düvel üstümüze saldırırken bizim  Pazartesi sendromunun altına sığınarak tembellik yapma lüksümüz yoktur, olamaz...

Dinimizde Pazartesi gününün önemli bir yeri vardır. İbn-i Abbas’tan -radıyallahu anh- şöyle rivâyet edilmiştir: “Hazret-i Peygamber, pazartesi günü doğdu, pazartesi günü Peygamber oldu, pazartesi Mekke’den Medîne’ye hicret etti, pazartesi günü Medîne’ye vardı, pazartesi günü vefât etti. Pazartesi günü (Kâbe’de hakemlik yaparak) Hacer-i Esved’i yerine koydu. Pazartesi günü Bedir zaferini kazandı. Pazartesi günü «Bugün size dîninizi tamamladım.» (el-Mâide, 3) âyeti nâzil oldu.” (Ahmed, I, 277; Heysemî, I, 196)

Resulü (sas), "Pazartesi yolculuk ve ticaret günüdür." "Ey Allah'ın Resulü, bu nasıl olur?" dediler. Buna cevaben "Çünkü o gün Şuayb Aleyhisselam, ticaret yapmak ve rızık kazanmak için yolculuk yapmıştır." buyurdu. (İbn Mace) 

 Pazartesi, bizim için işe koyularak sünnete uymanın sevabını ve hayrını ummanın bir anı olamaz mı?Evet bu bilgilendirmeler sonrası diyebiliriz ki ; Pazartesi günün aydınlığı gibi haftanın ilk günüdür. Pazartesi başlangıçtır, umuttur, yeniliktir.  Ataletten kurtulup hafta sonu attığımız yorgunlukların verdiği enerji ile haftaya zinde başlamanın günüdür.  Zorlukların mücadelenin başlangıç günüdür.
Verimli bir hafta için Pazartesinin de iyi geçmesi gerekmektedir. Pazartesi başlayıp bitirmenin yarısıdır. 

Merhum Cahit Zarifoğlu' nun  Pazartesinin kutsalına atıfta bulunan güzel bir sözü ile yazımızı noktalayalım. Zarifoğlu '' Pazartesi sendromu sosyete şımarıklığıdır. Ekmeğinin peşinde olanlar için Pazartesi Besmeledir. 
 Pazartesi Sendrom mu dosyasını hayır Pazartesi sendrom değildir diyerek artık kapatalım. Ne dersiniz ? 

Muhsin Ertuğrul Kemikli 
Osmangazi Bursa 




Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ

Empati kelimesi Türk dil kurumu sözlüklerinde Duygudaşlık olarak yer alır. Duygudaşlık; açılım olarak  Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilmek olarak tarif edilmektedir. Hayatın her evresinde duygudaşlık ile hareket eden bireyler maddi ve manevi olarak kazanım sağlarlar. Artık birey gibi hareket eden kurumlarda duygudaşlık kavramını kendilerine mihenk taşı yapmaktadırlar. Gelişen teknoloji ve rekabetin çok fazla yer aldığı bir dünyada yer almaktayız. Klasik olarak örnek verdiğim  gerçek olan bir kavram var: '' Artık mahallemizde sadece bir adet ekmek fırını bulunmamaktadır '' Yani müşteri seçenek kapısını çoğaltmıştır. Müşterinin sizi, kurumunuzu seçmesi için diğerlerinden önce olmanız gereken ince ayrıntılı süreçler vardır. Bunlardan en önemlisi, yazı başlığımız olan  '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ ''  kavramıdır.

Gerek müşterinin seçiminde gerekse müşterinin şikayet sürecinde sizi çözüme götürecek yol '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ'' kavramıdır.   Dolayısıyla müşteri memnuniyet piramidini artırmanın en iyi yolu müşteri gibi davranmaktan geçmektedir. Müşteri tarafı ile bakıldığında sorunun kısa zamanda çözüldüğü gözlemlenmektedir. Her şikayet aslında yeni  bir memnuniyet kapısıdır. Memnuniyeti ancak '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ ''i ile sağlarız. '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' ile hareket edilen şikayet süreci süreç sahibinin kısa zaman'da sorunu çözümlemesine yardım eder. En çok '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' yapan şirketler, şahıslar her zaman dağın zirvesinde bayraklarını dalgalandırırlar. Çünkü onlar başarmışlardır. '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' kurmayan şirketler  ise dağın zirvesine bakmakla yetinirler.

Müşteride aidiyat duygusunun olmazsa olmazı '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' dir. 

Osmangazi - Bursa 

Muhsin Ertuğrul Kemikli


ZAMAN YÖNETİMİ


Günler Gelip Geçmede,
Kuşlar Gibi Uçmada.

Aziz Mahmut Hüdai

Türk Dil Kurumu zamanı ‘bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre,vakit’ şeklinde tanımlanmıştır. Başka bir tanımda da; duyu organlarımız tarafından art arda gelen birtakım olaylar neticesinde hissedilen, tarifi son derece güç olan bir tür algı olarak ifade edilmiştir.
Günlük olarak bize verilen 24 saat, 1440 dakika, 86400 saniyelik süreyi, yaşamımıza katkı sağlayacak biçimde kullanmaktır.
 Zaman yönetimi zaman kullanımını kontrol altına alma sürecidir. Zaman yönetiminin, iş gücü yoğun yöneticilerin zamanlarını daha iyi organize etmelerine yardımcı olmak amacıyla Danimarka’da doğup, dünyaya yayıldığı belirtilmiştir. Yakın zamana kadar araştırmacıların ilgi alanı dışında kalan, ancak insan yaşamının amacı ve kişiliğinin verimliliğini doğrudan etkilediği fark edilen zaman önemli olmuş, zamanın etkili ve üretken kullanılabilmesi için zaman yönetimi gündeme gelmiştir.
  
 Zamanı yönetmek için ;

1- Hedefleri belirleyip, önceliklendirin.
2- Zamanınızı planlayın.
3-Aşırı bilgi yüklenmenin önüne geçin.
5- Zaman kaybettiren işleri yok edin.
6-Başkalarının yapabileceği işleri onlara devredin.
7- Boş vericiliğin üstesinden gelin.
Zamanı akıllıca planlayın. Bunun için her sabah günlük işlerinizi belirleyin ve öncelik sırasına dizin. Günlük planı yazılı hale getirin. Günün sonunda hedef listenizi gözden geçirin, gerçekleştiremediğiniz işleri bir sonraki listenin başına önem sırasına göre ekleyin. Kendinizi tanıyın, hangi zamanlarda enerjik olduğunuzu belirleyin. Toplantılarınızı gündemli yapma alışkanlığı kazanın. Tüm toplantılara zamanında başlayın ve zamanında bitirin, geç kalanlar için tekrar yapmayın. Toplantı gündemindeki maddelerin tartışma için mi bilgi için mi olduğunu belirleyin ve her bir madde için zaman belirleyin. Toplantı sonuçlarını bir tutanakla belirleyin. Bunun için daha önceden bilgisayarınızda bir format oluşturun.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) bizi şöyle uyarmıştır:

“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz:
1)Hastalık gelmeden önce sağlığın,
2)Yaşlılık gelmeden önce gençliğin,
3)Fakirlik gelmeden önce zenginliğin,
4)Meşgûliyet gelmeden önce boş vaktin,
5)Ölüm gelmeden önce dünya hayatının.”

Son olarak zaman yönetimi ile ilgili olarak örnek vereceğimiz şahsiyet Merhum Mimar Sinandır. 81 camii, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 375 eser yapmıştır.
1588 yılında 99 yaşında vefat eden Koca Sinan, sizce bu kadar işi nasıl yapmıştır?

Bursa - Osmangazi














HAYIRLI HER İŞİN BAŞI BESMELE

Allah âdın zikredelim evvelâ
Vâcib oldur cümle işde her kulâ
Allah âdın her kim ol evvel anâ
Her işi âsân ider Allah anâ
Süleyman Çelebi Hz.
Kadim şehir Bursa'mızın sahiplerinden olan Merhum Süleyman Çelebi Hz. Mevlid- i Şerifi yazarken Allah' ın adıyla başlamıştır. 
Bismillahirrahmannirrahim; Rahman ve Rahim olan ALLAH' ın adıyla anlamına gelen ayetin adıdır. Besmelede Yüce yaratıcının üç ismi geçmektedir. Bunlar; ALLAH (c.c.), Rahman (c.c) ve Rahim (c.c)' dir. Peygamberimiz (as) her hayırlı işe besmele ile başlanmasını tavsiye etmiştir. Yaratılış gayemizin amacı Allah' ı tanımak ve ona layık bir kul olmaktır. 
'' Çalışmak ibadettir '' düsturunun temel başlangıcı o işe başlarken besmele ile Yüce yaratanı anmak ile işe başlamaktır. Yapacağımız her işte onun adıyla başlamak işimizin bereketini artıracaktır. Dolayısıyla her hayrın başı olan besmele ile başladığımız işler tükenmez ve bitmez bir hazine olan ALLAH' ın varlığının tecellisidir. Hayırlı her işin başında besmele vardır. Besmele karlı dağları aşmamızda engin rehberdir. Zorlukları kolay kılan altın anahtardır. Kaleleri fetheden manevi silahımızdır. Dinimizin sembollerinden biri olan besmele Yüce yaratıcının bizlere aziz ihsanıdır.
Bursa - Osmangazi

ÇALIŞMA HAYATI BEKLENTİLER



“Çeşmeler musluklarını açan herkese akarlar. Kendilerini nazlanmadan verirler. Musluklarını açanların güzellikleri veya çirkinlikleri, fakirlik veya zenginlikleri, dinleri, dilleri, elsiz ayaksız oluşları çeşmeleri alâkadar etmez... Vakıf çeşmesi gibi olun.”
Fethi Gemuhluoğlu
Dostluk sanatının öncüsü Cennet mekan Fethi abi mana yüklü bu dizeleri ve nice güzel dizeleri bizlere iletip beka alemine 5 Ekim 1977 yılında göç eylemiş.42 yıldır bu anlam yüklü ifadeleri ile hep hocalığını yapıyor; daim bizlere ders veriyor. Elbet bizden sonraki nesillere de dersler verecektir. Rahmet olsun.
Gerek kamuda gerekse özel sektörde olsun; ekseri-yatla yaşadığımız temel sorun o kapıdan girene kadar kırk takla attıktan sonra vurdumduymazlık, sorumluluk almama gibi temel sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bir rehavet havası düşmekte, dirilişin olması gerekirken yok oluşu kaçınılmaz son olarak görmekteyiz.
Tabi ki bu süreci genellemiyorum, lakin kaygımın olduğu o rehavet sürecine sahip her kurumda insanlarla karşı karşıya kalıyoruz. Çözümün bir parçası olmak yerine sorunun bir parçası olan bu kişiler, yapıcı olmayan tenkitleri ile süreci tıkamakta hünerdirler.
Ne yazık ki sistem çalışana bir daha bir daha sorumluluk vermekte iken; yatana bir yastı, bir yastık vermektedir.
Halbuki daha dün o kapıdan girmek için kırk takla atıyordunuz. Ne oldu ? Tabi ki haklı taraflarınız vardır. Lakin sistemin hayatta kalması için karşıdaki müşterinin senin o duygusal çöküntünün sebebi değildir. Sen ancak Hizmetin Nimet olduğunun farkına vardığında müşterine huzurla davranırsan gerçek mutluluğu yakalamış olacaksınız. Evet yazımızın başına tekrar dönüp Fethi abiye kulak kabartalım; gelin tüm olumsuzlukların üstünü çizerek vakıf çeşmesi olma yönünde gayret edelim.
Osmangazi - Bursa

TÜKETİCİDE AİDİYET DUYGUSU

Geri dönüp başlangıcı değiştiremezsiniz, ancak bulunduğunuz yerden başlayabilir ve bitişi değiştirebilirsiniz.
C.S. Lewis

Modern çağın iş felsefesi raftaki malzemenin karşı tarafa sunumunun yapılması bu doğrultuda müşteri memnuniyetinin esas alınmasıdır. Rakip firmadan farkımız nediri modern çağ her zaman sorar. Kime sorar, sadece bir şeyler satana mı ? Hayır, aklınıza gelen her türlü hizmete...

Bu mahalledeki market olur. Bu berber olur. Kısacası a dan z' ye aklınız gelen her türlü hizmet olur. Hizmet sektörü acımasızdır, var olan müşterinizi elinizde tutmak için türlü süreçler hazırlamak zorundasınızdır. Çünkü Mahallede artık bir fırın yoktur. Lakin her ne olursa olsun müşteriyle olan ilişkilerde aynalama yöntemi her zaman sizi vazgeçilmez kılar. Aynaya baktığımızda o mağdur olan müşterinin kendimiz olduğuna kanaat getirirsek yol alırız.

Bu yol alma hem bu müşteriyi elde tutmayı sağlayacak, hem de yeni müşterilerin kapısını aralayacaktır. Şayet öyle olur ise güvenini kazandığınız müşteri  her koşulda sizi arar bulur.

Buna müşteri tarafında aidiyet diyoruz. Aidiyet  aid olma hali, aitlik dairlik anlamına gelir. Aidiyet şirketler için  müşteriyi tutku oluşturma anlamında bir süreçtir. Bu sürecin mekanizmalarının en temel esası rakip firma analizi bir tarafa mağduriyeti olan müşterinin kısa zamanda sorununun çözümüdür. Şayet bu sorun çözümü uzar ise kayıplarınız artmaya mahkumdur. Bu mahkumiyet şirketlerin kaderi olmaktan çıkmış mıdır ? Bilinmez ama günlük hayatta aynı hizmeti farklı koşullarda daha iyi imkanlarla almanın peşinde olan tüketici gözünü açmıştır.
Şunu da ilave etmekte yarar vardır. '' Ticaret hayatında internet ortamı nedeniyle sınırlar kalkmış bir ürünü kilometrelerce uzaktan bir tık yöntemi ile saniyeler içerisinde alınmaktadır. Bugünlerde yerli ve mililiğe atıfta bulunduğumuz bu dönemde bizim insanımızın kendi malına, kendi değerlerine sahip çıkması için aidiyat duygusunu nasıl geliştireceğiz ? ''

Tabi ki öncü olmak için önce  yenilik ( inavasyon ), önce kalite, önce güven...

O zaman şairin dediği gibi yol almaya devam ederiz. Sahi  Orhan Veli  ne diyordu :

'' Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere...

Enginlerde buluşmak üzere..

Muhsin Ertuğrul Kemikli
Osmangazi -  Bursa


EMEK AŞK İSTER


Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu Dünya varına
Rızkımı veren Huda’dır, kula minnet eylemem
Nesimi




İnsanın doğumu ve ölümü sırlarla doludur. Bu sırlı üçlüden biri de rızıktır. Rızık peşinde nasibini arayana ne mutlu!

O bahtiyar insanlardan biri de Sinan Bey ve onun muhteşem emekçi ekibi. Alın teriyle rızık kazanıyorlar. Kimileri kolaylıkla, kimileri zorluklarla rızkına kavuşur; ama unutmayalım ki rızık, sırların en güzellerindendir.

Her ne iş yaparsak yapalım, aşk ile yapalım. Aşk demek işin bereketi, işin muhabbeti, işin helali ve işin ehemmiyetidir. Merhum Neşet Ertaş’ın dediği gibi: “Aşk ile koşan yorulmaz.”

Modern iş hayatında çalışanlardan sıkça duyduğumuz iki kelime vardır: “Yoğun ve yorgunum.” İşte bu “2Y”, çağımızın hâli.
Sinan Usta ve ekibiyle çok sohbet edemedik ama yüzlerindeki tebessümden işlerine duydukları aşkı gördüm. Ben de hizmet sektöründe olduğumdan bilirim ki burada nokta yoktur, hep virgül vardır. Çünkü hizmette virgül, aşkı temsil eder. Müşteriye aşkla bakmazsan, onun taleplerini gönülden karşılamazsan, rekabet ortamında tutunmak zordur.

Evet, ekmek aslanın midesine geçti. Ama hasbi niyet varsa Rabbim nice kolaylıklar ihsan ediyor. Aşk, karlı dağları eritiyor, dumanlı dağları yakınlaştırıyor, kısır döngüleri kırıyor. O aşkı Mimar Sinan’ın eserlerinde, Ulubatlı Hasan’ın dik duruşunda ve iz bırakan nice gönüllerde bulmak mümkündür.

Efendim, hayatınızın her evresi aşk ile dolu olsun.

Muhsin Ertuğrul Kemikli
📞 555 735 86 39
📧 muhsinkemikli@gmail.com






















Makası Sanata Dönüştüren Usta: İbrahim Bayram

Makas, ustanın eline düşünce sıradan bir alet olmaktan çıkar; kimi zaman kumaş keser, kimi zaman demir… Ama bir berberin elinde, makas adeta...