İş Yerinde İletişimin Artırılması

İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir.Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir.
Konfüçyus
İnsan sosyal bir varlıktır. İnsanı sosyal varlık yapan en temel unsur iletişimdir. İletişim Türk Dil Kurumu tanımında; ''  Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme '' olarak geçmektedir. İletişim sosyal hayatın olmazsa olmazıdır. İş yerimizde bizlerin sosyal hayatının sürdüğü yerlerdir. İletişimi kuvvetli olan çalışanlar için iş yerlerindeki çalışmaları daha zevkli, daha verimli hale gelmektedir. İnsan her ne kadar iletişimi kuvvetli olursa olsun karşı taraftaki iletişim problemi nedeniyle enerjisi negatif bir hal alır. Dolayısıyla iş yerindeki iletişim bağının güçlü olması gerekir.  Uzmanlar iş yerinde verimlilik nasıl yapılır araştırmasını yapmaktadırlar. Burada  üzerine gidilmesi gereken en önemli  konu '' İletişim '' kavramı olmalıdır. İş yerindeki iletişimsizlik süreçlerin tıkanmasına ve kısır döngülere kendini teslim etmektedir. İletişimsizlik yüzünden fotoğrafın tamamına bakıldığında milyon bütçeler bertaraf olmaktadır. Güç denince akla bence iletişim gelmelidir. İletişimi kuvvetli olan kurumlar her zaman önder olmuşlardır. Asker ocağında güzel bir söz vardır.  '' Muhabere olmadan muharebe olmaz '' . Evet iletişim güçtür, iletişim şirketlerin motorudur. İş yerindeki İletişim verimini nasıl artırabiliriz. Farklı bir deyişle İş yerinde İletişimsizliği gidermenin püf noktalarını sıralar isek;

- İş yerinde her personelin kendince bir değer olduğunun farkında olmasının artırılması
- Personele sorumluluk verilmesi
-Personellerle iç iletişimi artırmak için sosyal etkinlikler yapılması ( Sinemaya gitmek, bereber yemek yemek vb. )
-İş yerinin kıymetinin bilinmesi için sahada farklı zorluktaki iş yerlerine ziyaret yapılması
-Personelin ödüllendirilmesi
- İş dışı farklı konularda toplantı yapılması
- Geçmişte yaşanan başarıların zaman zaman hatırlatılması
- Geçmişte yaşanan olumsuz süreçlerin unutulması ( Tecrübe tarafının alınarak unutulması )
- Tecrübeye değer verilmesi
- İletişim konularında personellere zaman zaman eğitim verilmesi
- İş yeri hedefinde personelin yerinin belirginleşmesi
- İstişarelerin takım ruhu ile yapılması

İletişim kanallarının açık olduğu teknolojik bir dönemde geçiyoruz. Lakin her ne kadar teknolojik gelişmeler iletişim kanallarını artırsa bile insanın insan olma hasletinin hiçe sayılması yani kıymet bilinirliğinin ötelenmesi iletişimsizliği artırır. İletişimin püf noktalarında insanın değeri yer almıştır. Değer verilen insanda aidiyat oluşur. Aidiyat iletişimi artırır. İletişim beklenen beklentiyi karşılar.

Bursa Osmangazi









İletişim güçtür, iletişimi etkili kullanabilenler, kendilerinin dünya deneyimlerini ve dünyanın onlar üzerindeki deneyimlerini değiştirebilirler.






Müşteri ilgi Bekler - KANİ AMCA

Yıllar öncesinde Kurumumuzda yapılan bir yarışmaya istinaden  bu yazıyı yazmıştım.  Bu yazı ile ilgili direktörlüğümüzden anı olarak bir hediye takdimi olmuş idi. Konuda adı geçen müşterimiz Kani amaca Hakka yürüdü. Bu vesile ile onu rahmetle yad ediyorum. Bursa delikanlısı bir insan olarak hafızamda, gönlümde dair yer alacaktır. Yazıya geçmeden
Tüm geçmişlerimize bir fatiha okursak müteşekkir olurum.


 Kani amca ile tanışmam işe girmiş olduğum ilk dönemlere dayanır. O dönemler  Headendde (Yayın Merkezi ) bir taraftan yayın kontrolü, bir taraftan  444 0 126 hattından gelen aramalara bakardık. Nöbet sistemi ile çalışırdık , Telekomdan Türksata geçiş süresi hayli stresli olmuştu. Daha sonra yeni ihale süreçleri, uzun mesailer.... İşte o nöbetçi dönemlerinde Kani amca ile tanıştım. Kani amca yalnız yaşayan ama hastalığı sebebi ile elinden televizyon kumandası düşmeyen 70 yaşlarında bir Bursa delikanlısı.... Kani amca sigara mübtelası olduğundan nefes problemi yaşayan baş ucunda devamlı oksijeni olan ve sadece hastane kontrollerinde dışarı çıkabilen bir kişi...



Kani amcanın tek bir arkadaşı var oda Kablo TV. Kablo TV ve iyi bir seyirci. En ufak yayın kesintisinde anlık gitmelerde Kani amca bir telefon kadar yakın.

Muhsin oğlum yayınlar yine gitti. Kani amca arama yaptığında tüm personelin ismi Muhsin beydir.

Muhsin bey yayınlarda cızırtı var, öyle ki yalnız kaldığı dönemlerde problem olmasa bile arar, konuşmak için bir sebep bulur. Bu yakınlığın temel kaynağı tabii ki sorumluluk duygusu, bütün illerdeki arkadaşların hepsinin ayrı ayrı Kani amcaları vardır hiç şüphesiz....

Kani amca torunları için internet almaya karar verir ve telefonla tekrar bana ulaşır. Modem kampanyası detayları hakkında gerekli bilgilendirme yaptıktan sonra ( sistemimizin meziyetleri hahkında gerekli bilgilendirme detayaları ile yapıldıktan sonra  ) abonelik yapılır. Kani amcanın doğum günü 1 Şubatttır, her doğum gününde ararım ve doğum gününü tebrik ederim. Kani amca ile hiç yüz yüze gelmedim nasip olmadı. Aradığında yenilikler ilgili bilgi veririm. Ofisimiz eğer yoğun değilse  telefonunun hoparlörünü açar o amcamızıın acı acı çıkan sesini arkadaşlara duyururum.

Kani amca söyleyeceğin bir şeyler var mı arkadaşlar seni duyuyor dediğimde lanet sigarayı bıraksınlar eğer içiyorlarsa bıraksınlar öff öfff...

Kani amcanın oğlu biraz yaramaz olduğu için 2 ay önce beni aradı Muhsin bey taahhüdüm ne zaman bitiyor, ben interneti kapatacağım bunlar canımı çok sıkıyor dedi...

Kani amcanın  sayfasını inceledim ve notunu aldım, 25 kasımda bitecek dedim, ben sizi arar bilgi veririm hatırlatırım diye ekledim. Artık hatırlatmalar var akşam yediğimiz yemeği unuturuz ama Kani amcanın talebini unutmayız. Ogün geldi Kani amcayı aradım, efendim taahhüdünüz doldu kapatmak istiyormusunuz uydunetinizi bilgilendirme için aradım, beni bilgilendiriniz demiştiniz diye ilave ettim. .
Kani amca yine her zamanki gibi bursa delikanlısı olarak öff öff kalsın oğlum kalsın seni bırakalım da nereye gidelim dedi.Kani amcalara sahip çıkarsak ALLAH' ın izni ile durmayız yola devam ederiz.

Muhsin Ertuğrul Kemikli


TAKIM ÇALIŞMASI ( 1+1 = 1)

Bir araya gelmek bir başlangıçtır. Beraberliği sürdürmek ilerlemektir. Beraber çalışmak ise başarıdır.
Henry Ford

Bir hedef uğruna bir araya gelen kişilerin oluşturduğu topluluğa Takım denir.  İşletmelerin başarılarını zirveye taşıyan ana unsur iyi bir ekibin faaliyet yapmasıdır.
Takım ruhunda en önemli etken tabi ki de takımı oluşturan nitelikli bireylerdir. Tarkosy’ nin  nitelikle ilgili "Bir damla, bir damla daha iki damla etmez, daha büyük damla olur"  sözü burada  niteliğin ekip ruhunun önemini vurgulamaktadır. 
Daha sonrasında Takımı bir araya getiren unsur kurumun belirlediği hedef ana faktördür. İşletmenin Misyon ve Vizyonuna ilişkin hedefler uğruna yapılan çalışmaların temelinde takımın çalışmasının varlığı yer alır. Bu ana faktörün yardımcı unsurları;  takıma ruh katan bir lider olmazsa olmaz bir detaydır.
Takımın kaptanı liderdir. Lider takımın başarısından sorumludur. Liderin yön vermesi,  bireysel isteklendirme yanında takımın hepsine yön vermesi oluşan ortak hedefler noktasında hem ekip içerisinde iletişim sürekliliğini sağlamış olacak hem de iş akışının önünü açacaktır.
Lider  takım ruhunu diri tutmak durumundadır. Takıma maddi ve manevi desteklemesi liderin temel görevidir.  Takım ruhunu öldürecek olan adaletsizliğe, egoya, güvensizlik ortamına imkan verilmemeli, suistimallerin önü kapatılmalıdır.   Bireysel yapılan mobingler takım ruhunu bozmaktadır. Nasıl ki evdeki bir hasta evin huzurunu bozuyorsa iş yerindeki bu huzursuzlukta takımı dolaylı veya dolaysız etkilemektedir. Somurtkan bir arkadaşın karşısında nasıl aşk ile çalışılabilir ki ? Bu bağlamda Takım her zaman diri tutulmalı ve şeffaf olunmalıdır. Kalıplaşan toplantılardan uzak tutulmalı ve en önemlisi de gerçekleşmeyen vaatlere fırsat verilmemelidir.
Takımın ruhunu bozacak bu hasletlerde takım liderinin yetersizliği göz ardı edilmemelidir. En nihayetinde yetersiz görülen lider bayrağı başkasına devretmelidir.  Şüphesiz ki mezarlıklar vazgeçilemez insanlarla doludur. Liyakati ihmal etmeden yetkinliği olmayan liderin yerine bir başkası getirilmelidir.

Her zaman lider konumunda olan kişi ecdadın ‘’ İnsanı yaşat ki devlet yaşasın ‘’ düsturunu unutmamalıdır. Yeri geldiğinde kızılcık şerbetini içmeli, yeri geldiğinde de o şerbeti içmek isteyenlere de fırsat vermelidir. Buradaki en önemli unsur dengedir.  Terazinin her iki kefesinde de adalet faktörü her zaman baş tacı olmalıdır.
Adaletin olmadığı yerde hiçbir sistem doğru temeller üzerine çalışmaz. Yeterli kazanımlar elde edilmez. Bunu kuran işletmeler her zaman öncü olmuştur. Adalet gömleğini giyen takım ruhu her dem başarılardan başarıya koşmuştur.

Takım olmak ortak bir hedeften bahsetmek, beraber olmak adına bazen kendinden fedakârlık etmek ve birbirine çok yakışmaktır” Takım olabilmek kolay değildir. Güç paylaşılırsa, her üyeye saygı duyulursa, herkes aktif katılırsa, birbirlerine inanır ve güvenirlerse, ön yargısız ve açık fikirli olunursa, kişiler değil fikirler eleştirilirse, farklılıklar normal ve gerekli karşılanırsa ancak takım olunabilir”

Muhsin Ertuğrul KEMİKLİ

Osmangazi – Bursa


PAZARTESİ SENDROM MU ?

Merhabalar; Uzun süredir ''  Pazartesi Sendrom mu ? '' yazısını yazmayı düşünüyordum. Ara sıra sosyal medya aracılığı ile bugünün sendrom olmadığına dair yazılarım olmuştu, sanırım hep bu yazıların sonuna virgül bıraktığımızdan yine gündemimizden düşmedi. İnşallah bu yazımızla Pazartesi Sendrom mu , değil mi ? karmaşasına noktayı bırakacağız.


Pekala Sendrom nedir ? Sendrom bir tıp terimidir. Türk Dil Kaynaklarına baktığımızda sendromu direkt olarak türkçeleştirmişiz. Tanım olarak ise Sendrom ; '' Özel bir bozukluğu belirleyen, bir arada görülen ve tanıyı kolaylaştıran bulgu ve belirtilerin tümüne denir. ''


Evet gelelim konumuzun başlığının en önemli parçası olan Pazartesi gününe... Neden Pazartesi sendromu denilmektedir. Hafta sonu tatili sonrası iş başı olduğu için mi ? Yaşam döngüsü için çalışmak şart değil mi ? Bu yazıyı yazmadan bir kaç inceleme yaptım; Pazartesi sendromunu beş adımda atlatabilirsiniz , Pazartesi sendromu kalbi tetikliyor mu ? gibi Pazartesiyi bize öcü yapan yazıları okudum, açıkçası da üzüldüm. Hatta Pazartesi günü sendroma inanmış bir esnafın işletmesini açmadığını üzülerek öğrendim. İlgili haberin linki şuracıkta : '' http://www.memurhaber.com/pazartesi-sendromu-yasamamak-icin-dukkani-acmiyor-1716076h.htm ''

Halbuki Pazartesi günü ile ilgili nice müjdeler vardır. Niyetler halis olduğunda nice karlı dağlar aşılmaz mı ? Yedi düvel üstümüze saldırırken bizim  Pazartesi sendromunun altına sığınarak tembellik yapma lüksümüz yoktur, olamaz...

Dinimizde Pazartesi gününün önemli bir yeri vardır. İbn-i Abbas’tan -radıyallahu anh- şöyle rivâyet edilmiştir: “Hazret-i Peygamber, pazartesi günü doğdu, pazartesi günü Peygamber oldu, pazartesi Mekke’den Medîne’ye hicret etti, pazartesi günü Medîne’ye vardı, pazartesi günü vefât etti. Pazartesi günü (Kâbe’de hakemlik yaparak) Hacer-i Esved’i yerine koydu. Pazartesi günü Bedir zaferini kazandı. Pazartesi günü «Bugün size dîninizi tamamladım.» (el-Mâide, 3) âyeti nâzil oldu.” (Ahmed, I, 277; Heysemî, I, 196)

Resulü (sas), "Pazartesi yolculuk ve ticaret günüdür." "Ey Allah'ın Resulü, bu nasıl olur?" dediler. Buna cevaben "Çünkü o gün Şuayb Aleyhisselam, ticaret yapmak ve rızık kazanmak için yolculuk yapmıştır." buyurdu. (İbn Mace) 

 Pazartesi, bizim için işe koyularak sünnete uymanın sevabını ve hayrını ummanın bir anı olamaz mı?Evet bu bilgilendirmeler sonrası diyebiliriz ki ; Pazartesi günün aydınlığı gibi haftanın ilk günüdür. Pazartesi başlangıçtır, umuttur, yeniliktir.  Ataletten kurtulup hafta sonu attığımız yorgunlukların verdiği enerji ile haftaya zinde başlamanın günüdür.  Zorlukların mücadelenin başlangıç günüdür.
Verimli bir hafta için Pazartesinin de iyi geçmesi gerekmektedir. Pazartesi başlayıp bitirmenin yarısıdır. 

Merhum Cahit Zarifoğlu' nun  Pazartesinin kutsalına atıfta bulunan güzel bir sözü ile yazımızı noktalayalım. Zarifoğlu '' Pazartesi sendromu sosyete şımarıklığıdır. Ekmeğinin peşinde olanlar için Pazartesi Besmeledir. 
 Pazartesi Sendrom mu dosyasını hayır Pazartesi sendrom değildir diyerek artık kapatalım. Ne dersiniz ? 

Muhsin Ertuğrul Kemikli 
Osmangazi Bursa 




Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ

Empati kelimesi Türk dil kurumu sözlüklerinde Duygudaşlık olarak yer alır. Duygudaşlık; açılım olarak  Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilmek olarak tarif edilmektedir. Hayatın her evresinde duygudaşlık ile hareket eden bireyler maddi ve manevi olarak kazanım sağlarlar. Artık birey gibi hareket eden kurumlarda duygudaşlık kavramını kendilerine mihenk taşı yapmaktadırlar. Gelişen teknoloji ve rekabetin çok fazla yer aldığı bir dünyada yer almaktayız. Klasik olarak örnek verdiğim  gerçek olan bir kavram var: '' Artık mahallemizde sadece bir adet ekmek fırını bulunmamaktadır '' Yani müşteri seçenek kapısını çoğaltmıştır. Müşterinin sizi, kurumunuzu seçmesi için diğerlerinden önce olmanız gereken ince ayrıntılı süreçler vardır. Bunlardan en önemlisi, yazı başlığımız olan  '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ ''  kavramıdır.

Gerek müşterinin seçiminde gerekse müşterinin şikayet sürecinde sizi çözüme götürecek yol '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ'' kavramıdır.   Dolayısıyla müşteri memnuniyet piramidini artırmanın en iyi yolu müşteri gibi davranmaktan geçmektedir. Müşteri tarafı ile bakıldığında sorunun kısa zamanda çözüldüğü gözlemlenmektedir. Her şikayet aslında yeni  bir memnuniyet kapısıdır. Memnuniyeti ancak '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ ''i ile sağlarız. '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' ile hareket edilen şikayet süreci süreç sahibinin kısa zaman'da sorunu çözümlemesine yardım eder. En çok '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' yapan şirketler, şahıslar her zaman dağın zirvesinde bayraklarını dalgalandırırlar. Çünkü onlar başarmışlardır. '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' kurmayan şirketler  ise dağın zirvesine bakmakla yetinirler.

Müşteride aidiyat duygusunun olmazsa olmazı '' Duygudaşlık = Özdeşlik = Diğerkâm = EMPATİ '' dir. 

Osmangazi - Bursa 

Muhsin Ertuğrul Kemikli


ZAMAN YÖNETİMİ


Günler Gelip Geçmede,
Kuşlar Gibi Uçmada.

Aziz Mahmut Hüdai

Türk Dil Kurumu zamanı ‘bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre,vakit’ şeklinde tanımlanmıştır. Başka bir tanımda da; duyu organlarımız tarafından art arda gelen birtakım olaylar neticesinde hissedilen, tarifi son derece güç olan bir tür algı olarak ifade edilmiştir.
Günlük olarak bize verilen 24 saat, 1440 dakika, 86400 saniyelik süreyi, yaşamımıza katkı sağlayacak biçimde kullanmaktır.
 Zaman yönetimi zaman kullanımını kontrol altına alma sürecidir. Zaman yönetiminin, iş gücü yoğun yöneticilerin zamanlarını daha iyi organize etmelerine yardımcı olmak amacıyla Danimarka’da doğup, dünyaya yayıldığı belirtilmiştir. Yakın zamana kadar araştırmacıların ilgi alanı dışında kalan, ancak insan yaşamının amacı ve kişiliğinin verimliliğini doğrudan etkilediği fark edilen zaman önemli olmuş, zamanın etkili ve üretken kullanılabilmesi için zaman yönetimi gündeme gelmiştir.
  
 Zamanı yönetmek için ;

1- Hedefleri belirleyip, önceliklendirin.
2- Zamanınızı planlayın.
3-Aşırı bilgi yüklenmenin önüne geçin.
5- Zaman kaybettiren işleri yok edin.
6-Başkalarının yapabileceği işleri onlara devredin.
7- Boş vericiliğin üstesinden gelin.
Zamanı akıllıca planlayın. Bunun için her sabah günlük işlerinizi belirleyin ve öncelik sırasına dizin. Günlük planı yazılı hale getirin. Günün sonunda hedef listenizi gözden geçirin, gerçekleştiremediğiniz işleri bir sonraki listenin başına önem sırasına göre ekleyin. Kendinizi tanıyın, hangi zamanlarda enerjik olduğunuzu belirleyin. Toplantılarınızı gündemli yapma alışkanlığı kazanın. Tüm toplantılara zamanında başlayın ve zamanında bitirin, geç kalanlar için tekrar yapmayın. Toplantı gündemindeki maddelerin tartışma için mi bilgi için mi olduğunu belirleyin ve her bir madde için zaman belirleyin. Toplantı sonuçlarını bir tutanakla belirleyin. Bunun için daha önceden bilgisayarınızda bir format oluşturun.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) bizi şöyle uyarmıştır:

“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz:
1)Hastalık gelmeden önce sağlığın,
2)Yaşlılık gelmeden önce gençliğin,
3)Fakirlik gelmeden önce zenginliğin,
4)Meşgûliyet gelmeden önce boş vaktin,
5)Ölüm gelmeden önce dünya hayatının.”

Son olarak zaman yönetimi ile ilgili olarak örnek vereceğimiz şahsiyet Merhum Mimar Sinandır. 81 camii, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 375 eser yapmıştır.
1588 yılında 99 yaşında vefat eden Koca Sinan, sizce bu kadar işi nasıl yapmıştır?

Bursa - Osmangazi














HAYIRLI HER İŞİN BAŞI BESMELE

Allah âdın zikredelim evvelâ
Vâcib oldur cümle işde her kulâ
Allah âdın her kim ol evvel anâ
Her işi âsân ider Allah anâ
Süleyman Çelebi Hz.
Kadim şehir Bursa'mızın sahiplerinden olan Merhum Süleyman Çelebi Hz. Mevlid- i Şerifi yazarken Allah' ın adıyla başlamıştır. 
Bismillahirrahmannirrahim; Rahman ve Rahim olan ALLAH' ın adıyla anlamına gelen ayetin adıdır. Besmelede Yüce yaratıcının üç ismi geçmektedir. Bunlar; ALLAH (c.c.), Rahman (c.c) ve Rahim (c.c)' dir. Peygamberimiz (as) her hayırlı işe besmele ile başlanmasını tavsiye etmiştir. Yaratılış gayemizin amacı Allah' ı tanımak ve ona layık bir kul olmaktır. 
'' Çalışmak ibadettir '' düsturunun temel başlangıcı o işe başlarken besmele ile Yüce yaratanı anmak ile işe başlamaktır. Yapacağımız her işte onun adıyla başlamak işimizin bereketini artıracaktır. Dolayısıyla her hayrın başı olan besmele ile başladığımız işler tükenmez ve bitmez bir hazine olan ALLAH' ın varlığının tecellisidir. Hayırlı her işin başında besmele vardır. Besmele karlı dağları aşmamızda engin rehberdir. Zorlukları kolay kılan altın anahtardır. Kaleleri fetheden manevi silahımızdır. Dinimizin sembollerinden biri olan besmele Yüce yaratıcının bizlere aziz ihsanıdır.
Bursa - Osmangazi

İş Yerinde İletişimin Artırılması

İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir.Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir. Konfüç...